Yerli Üretim
Evrenos BeySavunma Sanayi Müşteşarlığı'nın 109 parçalık helikopter ihalesinde Amerikan Sikorsky firması ile İtalyan Agusta firması yarışmaktadır. İtalyan firma rakibinden farklı olarak Türkiye'ye TUB-149 model helikopterin sadece parça üretimini değil, ortak tasarım, geliştirme, üretim ve teslimatını da teklif etmektedir. Diğer taraftan Türkiye'nin yıllardan beri kullandığı alt yapısının ve eğitimli personelinin hazır olduğu S-70 ihale ismi ile T-70 helikopteri bulunmaktadır. Bir süre sonra 2 helikopterden bir tanesi ipi göğüsleyecektir.

Bugün büyük bir helikopter ihalesi arifesinde olan Türkiye benzer bir ihaleyi bir süre önce T-129 Atak helikopteri için İtalyan Agusta firması ile yapmıştı. Hazırlık aşaması halen süren Atak Projesinde özellikle alt yapı anlamında henüz somut adımlar atılmış değildir. Doğal olarak bu tür büyük yapılanmaların ve teknoloji transferlerinin kısa bir süre içerisinde sonuç vermesi beklenemez fakat Türkiye'nin acil atak helikopter ihtiyacını karşılamak amacı ile başlayan projenin bir an önce ivme kazanması gerçeği de yadsınamaz..

Türkiye'nin tüm bu tür yerli üretim çabaları bir taraftan devam ederken diğer taraftan bu sürecin sona ermesi ile üretim kabiliyetine sahip olan bir Türkiye'nin de ortaya çıkacak arz-talep dengesini tesis etme zorunluluğunu yerine getirmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yukarıda bahsi geçen dev kuruluşların karşılaştıkları mali çıkmazlar kaçınılmaz olacaktır. Üretim teknolojisine sahip bir Türkiye kendi ihtiyacını ve idamesini karşılaması yanında dış satışlar ile de sektörü destekliyebilmeli ve geliştirebilmelidir. Zaten bu süreç içerisinde ulaşılabilecek 2 muhtemel sonuç olacaktır. Şöyle ki; Türkiye tüm bu teknoloji transferleri, ortak üretim, pazarlama teklifleri ile ya ucuz üretim yapan fakat ürettiği mal başkası tarafından daha pahalıya pazarlanan bir üretici yada özgün teknolojisi, yenilikleri ve rekabetçi fiyatlandırmalarıi ile sektörde fark yaratan bu sayede iç ve dış satışlarını idame ettirebilen bir üretici olacaktır. Tabi ki ideal olan bu sonuç için aynı sektörde üretim yapan önde gelen kuruluşların göz ardı edilemeyeceği de aşikardır.
Sonuç olarak bu hususta asıl olan ve üzerinde önemle durulması gereken nokta yerli üretim yapısının maliyet etkin bir kalıp içerisinde değerlendirilmesi olacaktır. Ancak bu şekilde harcadığımız paranın karşılığını alabileceğimiz bir üretim bandı tesis edilebilecektir aksi takdirde elimizde dış alımdan daha pahalıya üretim yapan bir teknolojiden başka bir şey kalmayacaktır.



del.icio.us
Digg
Technorati
Twitter
Yorumunuzu ekleyin